Doğumum Esnasında Traji Komik Hadiseler

HAYATIM 12 Aralık 2016 - 11:53 185 KEZ OKUNDU 1 YORUM YAPILDI

Doğumum Esnasında Traji Komik Hadiseler

Sene 1987 Adıyaman’ın Besni ilçesinin kevcalı (çaykaya) köyünde bir kış günü dünyaya gelmisim. Tabi gelişim öyle kolay olmamış   Kimlikte haziran olsada doğum tarihim aslında 2 Ocak..

Velhasıl ocak ayında oralar (3K) olduğu için yani  kar kış kıyamet, annemin sancıları benim artık yeter ulan burada kaldığım artık dışarı çıkmak isteyişim de üstüne eklenince doğum kaçınılmaz oluyor.

Köyde yeterli techizat ve işi bilmeyen  ebe v.s olmadığı için annemi acilen kasabaya yani Besni’ye acil olarak yetiştirmeye çalışıyorlar ama beyhude..

Çünkü araba yok araç yok kasabaya 20 km var ve at yada eşşek ten başka ulaşım aracıda yok.

Alel acele bir at bulmuşlar annemi bindirip koyulmuşlar yola zaman çabuk geçsede yol bir türlü bitmiyor kar ve tipi etkisini iyice gösterirken üzerine birde karanlık bastırıyor yırtıcı hayvanların sesleri kullaklarında çınlıyor .Annemin gözleri bir anda fal taşı gibi açılıyor bir korku bir telaş hali dedemler sancı zannediyor ama biraz daha ilerleyince karşılarında bir kaç tane aç kurdun onlara doğru yaklaştığını görmüşler.Gözünü sevdiğimin süleyman dedem babamın babası olur kendisi lakabı süleyman dokuz neden böyle demişler köyde onuda bilmiyorum ama  elindeki baltayı bir fırlatıyor zeynanın bumerang çemberini fırlattığı gibi balta sen git kurdun dişini kır kurt can havliyle inlemeye başlar ve hepsi birden kaçarlar. O zaman anladım ki Süleyman dedem dokuz değil on numaralı adam

 

Ve sonunda mutlu son hastaneye yetişiyoruz doğum başarılı bir operasyonla oluyor ve ben doğuyorum.

Köye geri dönüyorlar normal hayatlarına devam ediyorlar  ben bir kaç aylıkken eskinin tabiriyle havale geçiriyorum .

O zamanlar bu havaleden çocuk ölümleri çok olsada aslında ilk başta kimse umursamıyor birşey olmaz diyorlar .

Zaman ilerleyince ateş basıyor beni git gide kötüleşiyorum bakıyorlar olacak gibi değil acilen acile kasabaya götürüyorlar .

 

İşte burada tevuffukun bel kemiği kırılıyor .

benimle ilgilenen doktor aynı zamanda beni doğurtan doktor.

tedavi bitip beni yatırdıkların da o acı ama gerçek sözler ağızlarından dökülüyor doktorun.

Bu çocugu neden bu kadar geç getirdiniz 5 dakika daha geç getirseydiniz ya çocugu kaybederdik yada felç olurdu diye.

Bizimkiler bir korkmuş bir tırsmış bir de ilk çocuğum ben aynı zamanda her iki tarafında ilk torunuyum ondan dolayı çok korkmuş olacaklar ki bir daha ki doktora hastalanmadan getirmişler

zaman geçiyor ama hala kulağıma kimse ezan okumuş değil.

Diyorlarki bu doktorun hakkı üzerimizde çok var oğlumuza bu doktorun adını koyalım diye anne tarafı kabul etmiş baba tarafı önce kabul etmiş ezan okunmuş kulağıma Nevzatttt diye höykürmüşler.

Lakin kader ağlarını örecek ya büyük dedemiz vefat ediyor sonra baba annemler çocugun adını hasan koyalım diyorlar ama ezan okunup isim konmuştu olmazdı değiştirmek.

Ama çok şükür ki hala oğlu imdadımıza yetişiyor ve onun adı hasan benim adım nevzat oluyor ..

 

1990

Kutsal Topraklar Adana ‘ya Taşındık.

Macera Başlıyor yani 🙂 



Nevzat
nevzathan01@hotmail.com

Webmaster | Sosyal Medya Uzmanı | Haber ve Medya Yöneticisi | Wordpress Developer | İyi Aile Babası | ♠♠ Amaçları Olmayan İnsanlar Amaçları Olan İnsanların Araçları Olurlar ♠♠

BU KONULAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU MAKALEYE YORUM YAP

BU MAKALEYE YAPILAN YORUMLAR ( 1 )

  • Mehmet can Tepedibi 23 Ocak 2017 / 10:30 Cevapla

    Doğum sırasında dünyanın her yerinde değişik hikayeler mevcut gibi gözüküyor. Araştırınca rastlamak mümkün

BU YAZIYA YORUM YAP